İçeriğe geç
Samsun Gazetem

Gündeme sade, anlaşılır ve sakin bir bakış

Çalışma Hayatı 2 dk okuma Nehir Aydemir

Çalışırken Sık Mola Vermenin Faydaları ve Zararları: Zihinsel Denge Nasıl Kurulur?

Mola vermek dikkati tazeliyor ama süresi kontrolden çıkınca verimi düşürüyor. Dengeyi kurmanın yolları neler?

Ahşap masada dizüstü bilgisayar, boş defter ve fincanda kahve
Ahşap masada dizüstü bilgisayar, boş defter ve fincanda kahve

Uzun mesai saatleri boyunca ekrana kesintisiz bakmak uzun süre "çalışkanlık" sayıldı. Oysa dikkat süresi üzerine yapılan çalışmalar, insan zihninin belirli aralıklarla dinlenmediğinde verim kaybettiğini gösteriyor. Bu noktada mola vermek bir kaytarma değil, işin bir parçası hâline geliyor. Ancak molanın da fazlası, azı kadar sorun yaratabiliyor.

Mola Vermenin Faydaları Nelerdir?

En belirgin katkısı dikkatin tazelenmesi. Aynı göreve saatlerce ara vermeden odaklanmak, zihni fark edilmeyen bir yorgunluğa sürüklüyor; hata oranı artıyor, aynı cümleyi defalarca okumak gerekiyor. Kısa bir ara, dikkat kaynağının yeniden dolmasını sağlıyor. Mola Verme Teknikleri konusunda ortak nokta da bu: arayı kısa ama düzenli tutmak.

İkinci fayda bedende. Masa başında geçen her saat, boyun ve bel bölgesinde gerginlik biriktiriyor. Ayağa kalkıp birkaç dakika yürümek, dolaşımı canlandırıyor ve kas gerginliğini azaltıyor. Göz sağlığı için de uzağa bakmak, ekran kaynaklı yorgunluğu hafifletiyor.

Üçüncüsü ise yaratıcılık tarafında. Bir sorunun üzerinde tıkandığınızda konudan uzaklaşmak, zihnin arka planda çalışmaya devam etmesine izin veriyor. Çözümün çoğu zaman masadan kalkınca akla gelmesi tesadüf değil.

Molanın Zararlı Hâle Geldiği Noktalar

Mola, süresi kontrolden çıktığında faydasını kaybediyor. Beş dakika diye başlayan telefon kontrolü kolaylıkla yarım saate uzayabiliyor ve işe geri dönmek, hiç ara vermemekten daha zor hâle geliyor. Zihnin göreve yeniden yerleşmesi de ayrıca zaman istiyor.

İkinci risk molanın içeriğinde. Sosyal medyada geçirilen ara, dikkat kaynağını dinlendirmiyor; aksine yeni bir uyaran akışıyla tüketiyor. Ekrandan ekrana geçmek mola sayılmıyor. Ayrıca her molada kahve ya da atıştırmalık alışkanlığı, gün sonunda fark edilmeyen bir kafein ve şeker yüküne dönüşebiliyor.

Sık ve düzensiz aralar ise işin akışını parçalıyor. Derin odaklanma gerektiren görevlerde her on dakikada bir kalkmak, hiçbir zaman gerçek konsantrasyona ulaşamamak anlamına geliyor.

Dengeyi Kurmak İçin Pratik Yöntem

Yaygın yaklaşım, yaklaşık bir saatlik odaklı çalışmanın ardından beş ila on dakikalık ara vermek. Bu arada ekrandan tamamen uzaklaşmak, ayağa kalkmak ve su içmek en işe yarar üçlü. Öğle saatlerinde ise daha uzun, gerçek bir kopuş vermek gün sonundaki tükenmişliği belirgin biçimde azaltıyor.

Molanın süresini önceden belirlemek ve telefonu farklı bir odada bırakmak, aranın uzamasını engelleyen en basit önlemler. Doğru kurgulandığında mola, günün geri kalanını kurtaran küçük bir yatırım; başıboş bırakıldığında ise verimi düşüren sessiz bir alışkanlık hâline geliyor.